İki sigarillo türünü ayıran ilk ayrıntı
Filtreli ve filtresiz sigarillo ayrımı, kısaca çubuğun dudakla buluşan ucundaki farka dayanır. Filtreli modelde uçta dumanı yavaşlatan küçük bir parça yer alır, filtresizde ise yaprak doğrudan dudağa değer. Bu ayrımı anlamak için kutudaki serie d 25'lik nasıl puro ile tüplü sürümdeki partagas serie d tubo güzel bir örnek sunar, zira ikisi de ağızlıksız yapıdadır. Puroda çubuğun ucu kesilir ve çekişle birlikte tütünün tadı hiç değişmeden ulaşır. Filtreli ince puro türlerinde ise filtre parçası dumanı hafifçe törpüler, böylece ilk çekişler daha yumuşak hissedilir. Bu iki kutu 999 TL civarı görünür. İki tür arasında tek bir doğru cevap yoktur; seçim içicinin alışkanlığına ve beklentisine göre değişir. Denemeye çıkan biri ilk olarak filtrenin varlığını düşünmeli, ardından boyu seçmeli. Bu fark ilk denemede küçük görünse de içimin geneline yayılır, çünkü ağızlığın olup olmaması dudağın konforunu ve dumanın ilk izlenimini daha başında belirler. Kutudan çıkan çubuğu parmak arasına aldığınızda farkı kısa bir bakışla da görebilirsiniz, içim ise gerisini anlatır.
Ağızlık yapısı dudakta nasıl bir his bırakır
Ağızlık ağız köşesinde en çabuk fark edilen ayrıntıdır, bu yüzden karşılaştırmaya buradan başlamak işe yarar. Ağızlıklı sigarillolarda ağız ucu dolgun bir yapıyla kapanır, dudak daha az tütün kırıntısına temas eder. Filtresiz modellerde oysa çubuk kırpıldıktan sonra doğrudan ağza alınır. Geniş çaplı uzun oturum için serie e ile uzun süre bekletilmiş koleksiyon için gran reserva 2015 bu tarafın iyi örnekleridir; ikisinde de ağızlık bulunmaz. Çapı geniş gövdede dudak kavrayışı daha belirgin bir alana yayılır, narin modellerde odak tek noktada toplanır. Kesim noktası da önemlidir; temiz kesilmiş uç çekişi kolaylaştırır. Ağızlıklı ince olanlar bu adımı ağızlıkla halleder, filtresizde ama iş içiciye düşer. Dudağa gelen his alışkanlıkla oturur, fakat ilk seferde ayrım hemen hissedilir. Bu yüzden bir formattan ötekine geçen kişi ilk birkaç içimde yadırgayabilir, ama bu duygu çabucak yerleşir. Dolayısıyla ufak bir yapı farkı gibi görünür, oysa rahatlığı ciddi ölçüde değiştirir, ayrıca bu küçük ayrıntı birçok kişinin ileriki seçimlerini sessizce belirler ve zaman içinde alışkanlığa dönüşür.
Çekişte filtrenin rolü
Çekiş direnci iki tür arasındaki en ölçülebilir farktır. Ağızlıklı bir sigarillo nefes esnasında hafif bir ara parça sayesinde daha yumuşak ilerler. Filtresiz çubukta ise duman herhangi bir parçadan geçmez, doğrudan ağza dolar. Onluk kutudaki serie p 10'luk nasıl puro ile yirmi beşlik kutudaki serie p 25'lik içimi nasıl aynı harmanı sunar; paket büyüklüğü belirleyici olur, harmanın karakteri değişmez. Dolgun harmanlarda çekiş hissi artar, zira sıkı sarım havayı yavaş geçirir. Ağızlık bu durumu azaltır ama büsbütün silmez. Alışkın içiciler direnci bir tat unsuru sayar, ilk kez deneyenler çoğunlukla yumuşak olanı tutar. Bu nokta özellikle uzun içimlerde belirginleşir, zira onlarca çekiş boyunca ufak direnç farkları üst üste biner. Kısa molalarda ise bu pek hissedilmez, ancak puro düzgün tutuşturulsun, üstelik ilk birkaç nefeste hissedilen bu yumuşaklık birçok kişinin nazarında tercih gerekçesi haline dönüşür ve zamanla rutin olur; o nedenle çekişi tek başına tartmak yerine duman ve dudak hissiyle beraber değerlendirmek daha doğrudur.
Filtre tadı nasıl etkiler
Lezzet tarafında filtrenin işlevi genelde hafife alınır. Filtreli sigarillolarda tat süzülerek geldiği için sert notalar biraz geri çekilir. Filtresiz içimde ise baharat ve odun notaları ilk nefeste varlığını gösterir. Piramit uçlu baharatlı serie p piramit baharatı sivri uç yüzünden yoğun sunar; kısa boylu partagas shorts hakkında ise aynı çizgiyi kısa bir süreye sığdırır. Bu iki örnek, tadın yalnızca harmandan ibaret olmadığını, ağız biçiminden ayrıca beslendiğini anlatır. Ağızlıklı olanlarda tatlı notalar daha rahat duyulur, filtresiz olanlarda yaprağın ham karakteri baskın olur. Damak beklentisi bu ayrımda belirleyici olur; kahve yanında yumuşak bir içim isteyen çoğunlukla filtreliyi, yaprağın kuru tarafını sevenler ağızlıksızı seçer. Ağızda kalan his de unutulmamalı: ağızlıklı içimden sonra daha yumuşak bir iz kalır, filtresizde oysa tütünün lezzeti uzun süre damakta kalır. Bu iz bazı içicilere hoş görünür, bazılarına ağır bulunur, ayrıca bu tür küçük ayrıntılar birbirini desteklediği için yalnızca bir özelliğe odaklanıp karar vermek çoğu zaman eksik kalır.
Uzun ve kısa içimlerde yanma farkı
Yanma davranışı de bu türler arasında küçük bir fark yaratır. Filtreli sigarillolar çoğunlukla ince gövdeli olduğu için hızlı yanar, küllenme ise ufak parçalar şeklinde düşer. Filtresiz puro yoğun sarımı sayesinde külü uzun bir gövde olarak taşır. Orta gövdeli super partagas incelemesi yumuşak yanışıyla dikkat çeker; dolgun gövdeli on adetlik partagas tropicales cdh ise yavaş ve dolgun yanar. İçim süresi çap ve sıkılık ile etkenlere bağlıdır, filtre tek başına belirleyici olmaz. Yanma çizgisini eşit tutmak için nefesler arasında biraz ara vermek işe yarar. Aksi halde uç kısmı kızışır ve tat sertleşir. Elbette puronun nemi ayrıca sonucu değiştirir: fazla kuru bir puro hızlı yanar ve acımsı bir tada yol açar, ölçülü nemdeki çubuk ama ağır ve tutarlı yanar. Bu yüzden saklama düzeni yanmanın parçasıdır, ayrıca ortam ısısı ve hava koşulları da dış etkenler de bu tür farkı biraz büyütür ya da geri plana iter; o yüzden yanmayı yalnızca bir etkene dayandırmak yerine boyu, sıkılığı ve nemi birlikte düşünmek işe yarar.
Boy ve çap seçimi filtreyi nasıl etkiler
Boy ve çap seçimi filtre ihtiyacını doğrudan etkiler. Kısa ve ince çubuklar çoğunlukla ağızlıkla sunulur, zira kısa içimde dudak bölgesi çok çabuk hassaslaşır. Uzun ve kalın gövdeler ise filtresiz kalır. Filtresiz yirmi beşlik kutuda gelen sohbet için de luxe orta gövdede ölçülü bir duman sunar; 680 TL civarı listelenen beşli paketteki iri gövdeli iri gövdeli phillies titan seçimi ise yaprağın ham tadını öne çıkarır. Bu ikisi arasında kalınlık farkı daha net hissedilir: iri gövdede duman hacmi büyür, lezzet katmanları daha uzun yayılır. Mola için ince ve filtreli, bir akşam oturaklı için dolgun ve filtresiz bir seçim mantıklı olur. Bu ölçü her içicide aynı sonuç değildir. Uygulamada en doğru yol, farklı boyu aynı hafta süresince tatmaktır. Farkı kendi ağzınızla damağınızda tartmak, tarif dinlemekten daha öğretici olur. Boy kararı nihayetinde şahsi bir konudur, üstelik parmakta hissedilen doku da karara etki eder ve birçok kişi bunu ancak denedikten sonrasında anlar.
Sade ve aromalı çubuklarda ağızlığın yeri
Aromalı sigarillolarda filtre tercihi ayrı bir başlıktır. Şekerli notalar ağızda bir iz bıraktığı için ağızlıklı uç burada daha konforlu durur. Sade çizgide yer alan pipers classic nasıl puro kuru saman ve ceviz kabuğu notalarını katkısız verir; vişne ve badem şekeri kokusuyla açılan sweet cherry hakkında ise tatlı yönü ağırlıklı kılar. Onluk paketler 425 TL ile 475 TL civarı listelenir. Aroma katmanı filtre olmadan çok daha belirgin algılanır, ağızlıkla daha dengeli bir perdeye iner. Sade çubuk sevenler tatlı modelde yapay bir his bulabilir, tatlı sevenler de sade modeli ham bulabilir. Bu yüzden ikisini art arda denemek farkı görmeyi kolaylaştırır. Böyle bir kıyas yaparken benzer tütünü farklı formda denemek en sağlıklı sonucu verir, zira aradaki farkı sadece aroma ile açıklayamazsınız, yapı da açıklar. Bu deneme kısa bir defter tutmaya değer, ayrıca tatlı olanlar çabucak fark edildiği için katkısız olanlarla yan yana koymak çok daha aydınlatıcı olur; bu nedenle katkısız modelle aromalı çubuğu arka arkaya içip şahsi damak sonucunuzu vermek mantıklıdır.
Taşıma ve saklamada iki türün farkları
Taşıma ve saklama açısından iki tür birbirinden ayrı çözümler vardır. Küçük filtreli sigarilloların birçoğu hafif bir kutuda gelir, filtre parçası zaten korunmuştur. Filtresiz purolarda oysa uç korumasız kalır, o nedenle rutubet dengesi daha önemlidir. Vanilya aromalı sweet vanilla nasıl puro narin yapıda rahat götürülür; her çubuğu ayrı alüminyum tüpte duran korunma için coronations tubos ise gövdeyi ezilmeye karşı saklar. Tüp düzeni ağızlık eksikliğini korumayla telafi eder. Humidor sahibi biri paketi rafta bekletebilir, o düzeni kurmamış biri için tüp pratik olur. Aromalı olanlar kuruluğu daha çabuk yitirir, o yüzden kapalı saklama gerekir. Özetle uzaktan bakınca küçük bir ayrıntı gibi görünen koruma tercihi aslında oturumun tadını şekillendirir. İhtiyaç duyulan özeni vermek her iki türde de birebir geçerlidir, ayrıca tüpten alınan puronun durumu genelde bu düzenle doğrudan ilgilidir ve bu ilişki kolayca gözlenir; o nedenle kutuyu açar açmaz kapalı bir ortama almak ve kapağı sık sık kaldırmamak yerinde olur.
İlk kez deneyenler için filtreli mi filtresiz mi
Hangi türün kime yakıştığı çoğu zaman niyete göre şekillenir. Hızlı bir ara arayan biri için filtreli küçük sigarillo pratik bir seçimdir, çünkü ağızlık hazırdır ve hazırlık gerektirmez. Filtresiz formatı tercih edenler çoğunlukla yaprağın ham karakterine odaklanır. Kısa formatlı tüplü punch petit coronations yarım saatlik aralara oturur; onluk kutudaki punch preferidos 10'luk kutusu oysa önceden ayrılmış akşamlar düşünülmüştür. İkisinde de filtre bulunmaz, ama format değişimi oturumun uzunluğunu belirler. Dolayısıyla filtre kararından evvel ne kadar vakit ayrılacağını düşünmek yararlı olur. Tecrübeli içiciler genelde sade olana döner, ilk kez bakanlar çoğu kez yumuşak modelle başlar. Bu karar yapılırken tek başına kişisel zevk değil, içim anındaki ortam ayrıca önem taşır: açık havada yumuşak olan tercih kolay eder, sakin bir odada sade bir içim daha keyifli durur, üstelik ilk izlenim çoğu kez yanıltır; aynı çubuğu birkaç kez içmek gerçek eğilimi ortaya çıkarır; o yüzden kararı başkasının önerisine dayandırmak yerine şahsi deneyiminizi temel almak daha sağlıklı sonuç çıkarır.
Doğru sigarillo türünü seçmenin ipuçları
Seçim yaparken önce kendinize şu soruyu sorun: ağızlıklı bir çubuk mu arıyorum, yoksa sade bir çubuk mu arıyorum? Yanıt belli olunca çap ve kutu büyüklüğü kararı kolaylaşır. Alüminyum tüpte gelen onluk punch punch 10'luk tubo ile ahşap düzende yirmi beşlik punch punch 25'lik kutusu aynı harmanı sunar, ayrımı ambalaj ve miktar yaratır. Bu ikisi örnekte filtre yok, yani seçim yalnızca taşıma ve içim planına dayanır. Yirmi beşlik kutu 44755 TL civarı listelenir, o yüzden harcamayı aşmamak adına küçük kutuyla başlamak mantıklıdır. Son olarak ağızlığın olup olmadığına dikkat etmeden önce karakterini ve yoğunluğunu göz önünde tutmak işinizi görür. Son tahlilde iki seçenek de kendine özgü haklı sebeplerle vardır; yani siz hangisinin kendi içim düzeninize uyduğunu küçük örneklerle anlarsınız. Telaş etmeden, ayrımı yavaşça öğrenmek çok daha verimli olur, üstelik ufak bir not tutmak hangisinin formatın kendinize yakıştığını gelecekte anımsamayı rahatlatır; özetle en başta amacınızı belirleyip ardından boyu ve türü belirlemek işinizi kolaylaştırır.